Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 18 Şubat 2015 Gösterim: 3729
Yazdır

Bu metin tamamen bir sorunsalın ardından gelişen arayışın ilk nüveleridir. Sorunsalın ortaya konulması ve soy kütüğünün ortaya çıkarılmasına dair istişare etmektir. Yazı, “Emeğin direnişlerinin yaşamı kurucu gücü üzerine düşünürken, biyo-politika kavramını emek üzerinden nasıl ele alabiliriz ve emek adına biyo-politik bir örgütlenmeden bahsedebilir miyiz? Bu anlamda biyo-politikanın biyo-iktidar ile farkı nedir?” gibi sorunsallardan yola çıkar. Halihazırda tartışılan bu konunun farkına varmanın heyecan ve cehaletiyle, bazı Foucault metinleri ile bu tartışmaların konu alındığı kitap bölümleri okunarak yazılmıştır. Kuramsal bir deneme yazısı olarak bu yazı, biyo-politika kavramı üzerine bir düşünme sürecidir.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 06 Ekim 2014 Gösterim: 3529
Yazdır

İktidar kavramı üzerine düşünmek egemenlik kavramı üzerinden düşünmektir. “İktidar” ve “egemenlik ” kavramları üzerine düşünme, bizleri “politik olan” nedir sorusuna götürmektedir. Genel olarak Sol düşünce “politik olanı” sınıf, iktidar ve egemenlik kavramlarına indirgeyerek “aşkınlık” ile sınırlar. Sınıflaşmaya karşı sınıfsızlaşmayı ve komünalizmi, bir başka deyişle içkinlik pratiğini politik olanın içinden okumaz. Bu sınırlama içinde “politik olan”; sınıfsal ilişkiler, iktidar ve devlettir. Sol düşüncenin kadim krizi, politik olanı aşkınlığın sınırları içinde hapsetmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bakış açısı “komünizm” kavramını politik olanın dışına çıkartır ve komünizmin, politik olanın içinden düşünülmesini engeller. Doğal olarak politik olanın aşkınlığında yalnızca sosyalizm düşünülebilir.

Bu durumun altında yatan en önemli problem, “politik olan”ın felsefesinin, burjuva egemenlik felsefesi “aşkınlık” içinde kalıp oradan çıkamamasıdır. Burjuva egemenlik felsefesiyle antagonist bir yerden hesaplaşılamamıştır. Sermaye öznelliğinin “politik olan” felsefesi aşkınlık ile emeğin politik öznellik felsefesi içkinlik arasındaki fark antagonisttir. Sol’un krizi “politik olan” üzerinden bu antagonist farkıkuramamasıdır. “Sosyalizm” kavramının krizi burada yatar.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 3145
Yazdır

Sınıf kavramı güç istenci düzlemindeki bir politik söylemdir ve toplumsal ilişkileri politik olanın içinden okumanın nosyonudur. Peki bir söylem olarak sınıf kavramının düzlemi nedir? Sınıf kavramının düzlemi, değer teorisine içkin üretici güçlerle üretim ilişkileri kuvvetlerinin taşıdığı güç istençlerinin ölçülemez akışkanlığı ve virtüelliğidir. Sınıf kavramı, tarihsel dönemlerin kuvvetlerine ve genel zekâsına göre işleyen bu düzleminin başkalaşımlarına içkin işler ve çalışır. Bu bağlamda sınıf kavramı dinamik bir kavramdır ve politik pratiğin virtüelliğinde farklanarak yeniden kurulur.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 14 Temmuz 2014 Gösterim: 4537
Yazdır

Kavram. Kavram üzerine düşünmek!... Kavram, yaşamın akışında “fark”lanmayı, “farklılaşma”yı ve “başka”laştırmadan “başkalaşım”ı yakalamaktır. Kavram, tekillik ve farktır; tekilliklerin zenginliğinde oluşan kurucu elbirliğidir. Kavram aşkınlık, temsil ve evrensellik değil; içkinlik, olay ve ifadedir. Kavram yaşamı anlama ve anlamlandırmadır, kurulan ve kurucu olandır ve bir öznellik pratiğidir.

Bir öznelliğin kurucu, yaşamın akışında bir hayat, bir gelecek olup olmadığına bakmak istiyorsanız bu öznelliğin ürettiği kavram zenginliğine bakınız. Kavram üretmek varlığın zenginliği, canlılığı ve devrimciliğidir. Politik bir öznelliğin kavram üretimi durmuş ise o öznellik devrimciliğini yitiriyor demektir. 

Sol kavram üretemiyor. Modernist solun kavram üretimi durmuş ve donmuştur. Modernist solun kullandığı kavram seti 1789 ve 1917’de kalmış, hatta kalmakla da kalmamış, 1917 kavram setine tek bir kavram ekleme üretkenliğini gösteremediği için solun varlık düzlemini de dondurmuş görünüyor. Bu bağlamda Modernist sol kendini yenileme, reforme etme, kendinde devrim yapma zenginliğini ve esnekliğini yitirmiş, yaşamın akışını kesen bir muhafazakârlığa dönüşmüştür.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2871
Yazdır

İtalyan yoldaşlarımızın Gezi süreci üzerine sorularını yanıtladık...

 

İstanbul’daki hareket bir parkın savunulması ile başladı, ama kısa sürede genel sorular ortaya çıkardı. Hareket nasıl başladı? Özellikle hareketin soykütüğünü öğrenmek istiyoruz: önceki mücadeleler ve hareketlenmeler, yeni olan öğeler, katılım biçimleri vs. Bu hareket, önceki direniş biçimlerinin yeniden bileşiminin bir alanını mı, yoksa her şeyden önce politik eylemin yepyeni bir alanını mı ifade ediyor?

Devamını oku...
 

Sayfa 1 / 4