Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2755
Yazdır

ODTÜ 50 küsur yıldır yeşerttiği ve Ankara’ya armağan ettiği ormanlık arazisini Ankara Büyükşehir Belediyesinin tecavüzünden korumaya çalışıyordu. AVM’lerle, gökdelenlerle, iş merkezleriyle her yer bir rant alanı haline geldi. ODTÜormanı da bunlardan yalnızca birisi, hem geçen yıllarda ODTÜ’lülerin hükümetin karizmasını çizmesi de bir türlü hazmedilememişti. İşte tüm bunlar üzerine belediye ekipleri yasal sürecin tamamlanmasını bile beklemeden; karşısında pusuya düşürülmesi, sinsice saldırılması gereken bir düşman varmış gibi gecenin bir yarısı çitleri kırarak kampüse girdi.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2600
Yazdır

İktidar ilişkileri akışkan ve değişime içkindir. İktidar biyopolitik bir strateji, pratik ve ilişkiselliktir. Yaşamın her alanı üzerinde iktidarların işlemesine karşı artık her yer direniş ve mücadele alanı haline gelmiş bulunmakta. İktidarın tahakküm nesnesi ise beden ve hayattır. Artık temel sorumuz hayata karşı hayatı nasıl kuracağımıza oturur.

 

Hayatın Ontolojisi: Çokluk

Devamını oku...
 
Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Yayınlanma: 28 Haziran 2013 Gösterim: 3293
Yazdır

İktidar ilişkileri akışkan ve değişime içkindir. İktidar biyopolitik bir strateji, pratik ve ilişkiselliktir. Yaşamın her alanı üzerinde iktidarların işlemesine karşı artık her yer direniş ve mücadele alanı haline gelmiş bulunmakta. İktidarın tahakküm nesnesi ise beden ve hayattır. Artık temel sorumuz hayata karşı hayatı nasıl kuracağımıza oturur.

 

Hayatın Ontolojisi: Çokluk

 

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2682
Yazdır

YÖK’ün 2 yıla yakın bir zaman harcayarak hazırladığı yeni YÖK yasa tasarısı ile son 15 yıldır üniversitelerin küresel ekonomiye uygun olarak yeniden yapılandırılışında karşılaşılan bürokratik engellerin kaldırılıp, yüksek öğretimde tamamen sermaye odaklı bir anlayışın oturtulduğu ve bu bağlamda gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek tüm etkinliklerin de yasalarla güvence altına alınmaya çalışıldığını görüyoruz. Küresel dünyada rekabet edebilen bir Türkiye için yüksek öğretimin “çeşitlilik, kurumsal özerklik ve hesap verebilirlik,

Devamını oku...
 
Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Yayınlanma: 03 Eylül 2012 Gösterim: 3828
Yazdır

Sol açısından anlamlandırmakta zorluk çektiğimiz berbat bir tarihsel dönemden geçiyoruz. Bu süreçte “entelektüel rantiyer” adını verebileceğimiz yeni bir figürün sol “piyasa”da modalaştığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Solun en önemli değeri, hukuksal hak üzerinden değil, emeğin hakkı üzerinden konuşma kültürüydü.  Çünkü bu kültürün maddi bir karşılığı vardı, devrimcilik emek isteyen bir işti. Bu emeği içermeyen sözün kıymeti harbiyesi yoktu.  Bir genelleme olarak, artık Sol bu değerini yitirdi. Söz, kelamdan lafa dönüştü.

Devamını oku...
 

Sayfa 1 / 4